
Maple surubu memleketine doneli iki hafta oldu. Bir yandan dostlarla hasret gidermece, bir yandan kara kita yolculugu icin hazirlanmaca. Halet-i ruhiye de bir sikinti yok. Hatta, bir 'empowered' olma durumu hakim bunyeye. Haydi hayirlisi.
Isvicre'ye giderken hic boyle degildim oysaki. Cok sefildim yahu. Oyle boyle degil. Nedenlerine girip zihni kirletmenin anlami yok. Demem o ki, nasil Evropa ilk ve son sefilligim degildiyse, Lusaka da son sefilligim olmayacak. Ilk 48 saat, bir otel odasinda, 30 saatlik yolculugun verdigi fiziksel tahribat ve varolussal sorunlarla mucadele icinde gececek. Peder beyin de kulaklarini cinlatacagim- 'kizim neden hayatini zorlastiriyorsun?'. Ama dedim ya, bu sefer bir baska hissediyorum. Diyorum ki: (Basliktaki link)
No comments:
Post a Comment